November 22nd, 2010
Levin kuşumun bu girişini fotoğrafsız yapmaya karar verdim çünkü foto bekleyince hiç yazmıyoruz ve zaman hızla akıp gidiveriyor… Bu aralar favori sorularımız “şen napıyosun?”, “nereye gitçez?”…
levin herhangi birimizle bir konuda sohbet etmeye başlamak için gelip “şen napıyosun” diye soruyor… ya da altını alıp, herhangi bir nedenle -yatma hazırlığı, temiz kıyafet giyinme, gerçekten bir yere gitme, sabah kalkınca ev kıyafeti giyme vb…- üzeri değiştiğinde hemen “şimdi nereye gidiyoruz?” diye soruveriyor. Bizim de yüzümüzde hep bir şaşkınlık ve utanç ifadesi beliriveriyor… çünkü kendimizi çalıştığımız ve Levin’i az gördüğümüz için hep suçlu hissediyoruz; “çocuğu bir yere götüremiyoruz” diye..
Dün Levin, Şibel teyzesinde uyurken -artık kalkması gerektiği için uykusunda hafif taciz ettim- onunla konuşunca bana “ııııııııh ayıcık, ayıcık” dedi… anlamadım, sonra gözlerini açıp onunla sakin ve sessiz bir tonda konuşunca, bana rüyasını anlattı: anneannesiyleymiş( bir yere gidiyorlar herhalde, genelde hergün parka gidiyorlardı, onu söylüyor olsa gerek) bir abi kardeş varmış, kızıyormuş ama abla kardeş kızmıyormuş (sanırım bir kız bir de erkek çozuk vardı, biri kızdı, diğeri sevdi bunu) zaten bu kadar anlatabildi. Sonra plak takıldı ve 3-5 kez daha aynı cümlelerin üzerinden geçti.. Bence bu bile harika… Rüyalarını bize anlatmaya başlaması çok güzel, hatta rüya görüp bunu hatırlayabilmesi de… O da benim gibi geceleri bol rüya görüyor ve çok konuşuyor.
Şimdilik böyle… aklıma gelenleri artık böyle not etmece… arada da birkaç foto yapıştırırım.
Posted in Uncategorized | No Comments »
September 21st, 2010

yorucu bir günün ardından TV seyrederken uyuya kaldı..

antalyadan dönerken zaman zaman arabada uyuya kaldı meleğim..
Posted in Uncategorized | No Comments »
September 18th, 2010
Posted in Uncategorized | 1 Comment »
September 4th, 2010
Levin 2. yaşgününü Antalya’da kutladı. Anneannesinin kendisi için yaptığı ve annesinin onun için özellikle talep ettiği çiçeklerle süslediği pastasının mumlarını 3 kez üfledi ve pastasından yedi. Daha neler yaptı neler… ama bugün yalnızca giriş yapabiliyoruz. Devamı sonraki önceki postlarda…
Ama unutmadan:
Aydedenin antalya’ya onun arkasından onun için gelmesine çok sevinen Levin her gece ona öpücükler yolluyor ve çok sevdiğini söylüyor.
heykellerle ilgili anektodumuz var..aslan heykelllerini gördüğünde korktum dedi. babası o bir heykel ve heykellerden korkulmaz dediğinde cevabı: benden de korkulmaz oldu.
bir de anneannemiz yemek odaklı olduğundan, ki Levin de artık onu öyle biliyor- “anneanne sen denize girme bana mama yap!” ya da “anneanne sen addaya niye geldin, bana mama yapacaktın!” diyor.
Anneannemiz ona “Kasım’da size geleyim mi?” diye sorunca “yokk! ogelme, yoksa biz buraya gelemyiz” dedi.
En güzeli ise bu yazlığı çok sevdiğini anneannesine “anneanne burası çocuk parkı gibi…” demesiydi.
Burada çok eğleniyoruz. Hergün arkadaşımız Onur ve komşu ablalrımız Sıla ve Selin ile zaman geçiriyor, bisikletimize biniyor, denize giriyor ve sahilde kum oynuyoruz.
Posted in Uncategorized | No Comments »
June 26th, 2010

Bir Iphone'a poz verirken....
Levin Hanım,
26 Haziran günü Ofset Yapımevi’ne annesi ile birlikte dergi ozaliti bakmaya gitti. Oldukça uyumlu zaman geçirdik… Bizi en son MAC’leri kurcalayana dek hiç üzmedi… Artık son noktada uykusu geldiği için arızaya bağladı ama Allah’tan bizim de işimiz bitti, arabamıza bindik ve yola çıktığımızda Levin uyuyakalmıştı bile…

Bir Iphone'a gülümseyerek poz verirken...
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 30th, 2010

masum masum resim çizerken...
Levin bebeğime Cumartesi günü IKEA’dan masa, yer yatağı , çiçek vb. aldık. Akşam babası kurdu, o da hemen eşyalarını masasına yerleştirdi. Pazar teyzesinden egtirdiği “kami-kamil” kod adlı kalemleriyle hemen çizimlere başladı bile…
Bu sabah Nihal Hn. hasta olduğu için, Babaannemiz nam-ı diğer “banni” geldi. Kızım da onu inine götürüp masasını gösterdi ve hemen çalışmalar başladılar.
Oysa minik canım bana ne kadar çok çektirmişti gecenin 4′ünde hortlayarak… Sizce gece hortlamış ve karanlıkta duploları birbirine takmaya çalışmış bir çocuk edası var mı bu masumda?

banni, masa, çiçekler ve sevgili levin...
Posted in Uncategorized | 1 Comment »
March 28th, 2010
Teyzemizde neler yaptık neler… Önce ona resim çizdirdik, izledik, emrettik:)

teyzeme miyav çizdiriyorum

oooh pek de güzel çiziyor teyzem

ortalığı biraz dağıttık mı ne?
Read the rest of this entry »
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 28th, 2010
Evet, 27 Mart akşamı babası kızına yeni masa ve sandalyelerini kurdu… Kızım her zamanki sevincini ifade etmez tavrıyla inceledi, sonra ne yapacağını bilmediği için alıştığı işlerine geri döndü. Herşeye ve herkese başta mesafeliyizdir!

meleğim benim, bu halini -emziksiz elbette- çok seviyorum....
Ama onu teyzesine götürmeden önce sandalyesine oturtunca yüzünde güller açtı… ardından binbir zorlukla saçını yakaladığım gibi!… Topladım, ne yapacaktım ki? ama her zamanki gibi zor oldu, serseri halini kendisi daha çok seviyor… Babası “ne güzel olmuşsun” deyince yiğidi öldürdü ama hakkını yemedi benim kızım: “annem yaptı” dedi.

küçük EVREN işte masa, işte Levin

Yine bişeye kızdım

işte masa, işte Levin
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 27th, 2010
Levin kızımın ayakları büyüdü, e öyle olunca bizim de ayakkabı almamız gerekiyordu… Kendisi ayakkabılarını giyince “sıkıyoo beeeeee” “acitiyo be yaaa” gibi nidalarla bize kükrüyordu. babmızın Cumartesi sabahı okulda işi çıkınca bizde hemen İKÜ’nün yanındaki AVM’ye girip Kifidis’ten ayakkabı seçimimizi yaptık.Sonunda toz kırmızı ayakkabılara karar verdik.

levin ve kırmızı ayakkabıları sallanırken:)
Read the rest of this entry »
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 25th, 2010
Bugün işlerimi biraz kolayladım, wordpress şifrelerimi yeniden oluşturdum (oguzun zorlamasıyla…) ve çektiğim resim video, ne varsa bilgisayarıma yükledim. Böylece kızımla ilgili şeyleri yükleyebilecek şekilde organize oldum. Artık aralarda girerim fırsat buldukça:)
Neyse, sözün kısası bu hafta EK hazırlığı derken kızımı 3 gecedir babası uyutuyor, ben de ona hasret, yalnızca sabahları yüzünü görebiliyorum. O yüzden ya fotoğrafını ya d avideosunu çekip evden çıkıyor ve bütün gün işte ona buna ve kendime gösteriyorum. YEM Yayın personeli, elimde telefonumu görünce, benden köşe bucak kaçmaya başladı bile:) işte bugünün levini…
videoyu küçültünce burada bir yerde görünür bulacaksınız….
Posted in Uncategorized | No Comments »