June 26th, 2010

Bir Iphone'a poz verirken....
Levin Hanım,
26 Haziran günü Ofset Yapımevi’ne annesi ile birlikte dergi ozaliti bakmaya gitti. Oldukça uyumlu zaman geçirdik… Bizi en son MAC’leri kurcalayana dek hiç üzmedi… Artık son noktada uykusu geldiği için arızaya bağladı ama Allah’tan bizim de işimiz bitti, arabamıza bindik ve yola çıktığımızda Levin uyuyakalmıştı bile…

Bir Iphone'a gülümseyerek poz verirken...
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 30th, 2010

masum masum resim çizerken...
Levin bebeğime Cumartesi günü IKEA’dan masa, yer yatağı , çiçek vb. aldık. Akşam babası kurdu, o da hemen eşyalarını masasına yerleştirdi. Pazar teyzesinden egtirdiği “kami-kamil” kod adlı kalemleriyle hemen çizimlere başladı bile…
Bu sabah Nihal Hn. hasta olduğu için, Babaannemiz nam-ı diğer “banni” geldi. Kızım da onu inine götürüp masasını gösterdi ve hemen çalışmalar başladılar.
Oysa minik canım bana ne kadar çok çektirmişti gecenin 4′ünde hortlayarak… Sizce gece hortlamış ve karanlıkta duploları birbirine takmaya çalışmış bir çocuk edası var mı bu masumda?

banni, masa, çiçekler ve sevgili levin...
Posted in Uncategorized | 1 Comment »
March 28th, 2010
Teyzemizde neler yaptık neler… Önce ona resim çizdirdik, izledik, emrettik:)

teyzeme miyav çizdiriyorum

oooh pek de güzel çiziyor teyzem

ortalığı biraz dağıttık mı ne?
Read the rest of this entry »
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 28th, 2010
Evet, 27 Mart akşamı babası kızına yeni masa ve sandalyelerini kurdu… Kızım her zamanki sevincini ifade etmez tavrıyla inceledi, sonra ne yapacağını bilmediği için alıştığı işlerine geri döndü. Herşeye ve herkese başta mesafeliyizdir!

meleğim benim, bu halini -emziksiz elbette- çok seviyorum....
Ama onu teyzesine götürmeden önce sandalyesine oturtunca yüzünde güller açtı… ardından binbir zorlukla saçını yakaladığım gibi!… Topladım, ne yapacaktım ki? ama her zamanki gibi zor oldu, serseri halini kendisi daha çok seviyor… Babası “ne güzel olmuşsun” deyince yiğidi öldürdü ama hakkını yemedi benim kızım: “annem yaptı” dedi.

küçük EVREN işte masa, işte Levin

Yine bişeye kızdım

işte masa, işte Levin
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 27th, 2010
Levin kızımın ayakları büyüdü, e öyle olunca bizim de ayakkabı almamız gerekiyordu… Kendisi ayakkabılarını giyince “sıkıyoo beeeeee” “acitiyo be yaaa” gibi nidalarla bize kükrüyordu. babmızın Cumartesi sabahı okulda işi çıkınca bizde hemen İKÜ’nün yanındaki AVM’ye girip Kifidis’ten ayakkabı seçimimizi yaptık.Sonunda toz kırmızı ayakkabılara karar verdik.

levin ve kırmızı ayakkabıları sallanırken:)
Read the rest of this entry »
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 25th, 2010
Bugün işlerimi biraz kolayladım, wordpress şifrelerimi yeniden oluşturdum (oguzun zorlamasıyla…) ve çektiğim resim video, ne varsa bilgisayarıma yükledim. Böylece kızımla ilgili şeyleri yükleyebilecek şekilde organize oldum. Artık aralarda girerim fırsat buldukça:)
Neyse, sözün kısası bu hafta EK hazırlığı derken kızımı 3 gecedir babası uyutuyor, ben de ona hasret, yalnızca sabahları yüzünü görebiliyorum. O yüzden ya fotoğrafını ya d avideosunu çekip evden çıkıyor ve bütün gün işte ona buna ve kendime gösteriyorum. YEM Yayın personeli, elimde telefonumu görünce, benden köşe bucak kaçmaya başladı bile:) işte bugünün levini…
videoyu küçültünce burada bir yerde görünür bulacaksınız….
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 25th, 2010
Posted in Uncategorized | No Comments »
March 24th, 2010
Levin cicimle yine, babasının uyutup gece boyunca inlmesini duyduğumuz bir gecenin sabahında, en sevdiği mekanlardan biri olan, anne baba yatağında, shrekçilik oynuyoruz. Shrek bandımızın sponsoru Mertcan:)
shrek hanım
Naber? Nasılsın?
Shrek Hanım firarda….. Bulup yakalayan bize getirsin:)
Posted in Uncategorized | No Comments »
October 9th, 2009


YEM Yayın olarak düzenlediğimiz 19 Mayıs pikniğinde Polenezköy’e gitmiştik…. Levin emekliyordu.. Üzerindeki tulum eve döndüğümüzde çimen lekesi olmuştu… Ama Levin de günün keyfini çıkartmıştı doğrusu….
Posted in Uncategorized | No Comments »
October 9th, 2009
Elbette davetiyenin yapılmasındaki katkılarından dolayı Aslıhan Abay Dokurlar’a da teşekkürü borç bilirim. Burada görünmeyen yol krokisi de Sercan Altan’ın çabalarıyla beş dakkada beşiktaş olmuştur.
Posted in Uncategorized | No Comments »